Reklam 1 Alanı

36.bolum

36.Bölüm Fragmanı

Kuzey Güney 36.Bölüm Fragmanı Yayınlandı. Burak Çatalcalı olayı iyice karıştı. Vanüs Burak’la Görüşmüş... 

35.bolumm

35.Bölüm Yorumları

Kuzey Güney 35.Bölüm Şuan Ekranlarda Yayınlanıyor. 35. Bölüm Hakkında Görüşlerinizi Bizlerle Bu Başlık altında... 

35.bolum

35.Bölüm Fragmanı

Merakla beklenen Kuzey Güney 35.Bölüm Fragmanı Kanal D Ekranlarında Yayınlandı. işler Güney için Sarpa Sarıyor... 

cemre barış öpüşme

34.Bölüm Yorumları

Kuzey Güney 34.Bölüm Şuanda Kanal D Ekranlarında Yayınlanıyor. Bu Bölüm Oldukça Heyecanlı Bölüm Hakkındaki... 

cemre barış öpüşme

34.Bölüm Fragmanı

Kuzey Güney 34.Bölüm Fragmanı Yayınlandı 2 Fragmanı yayınlanan dizinin bu bölümü diğer bölümlere göre daha... 

Buğra Tiyatro Oyunu Yazdı

Kategori : Kuzey Güney Haberleri, Kuzey Güney Oyuncuları - Etiketler : - Tarih : 22 Mart 2012

Kuzey Güney Dizisinde Başarılı Performans Sergileyen Buğra Gülsoy Çalışmaya Hız Kesmeden Devam Ediyor.

Seri katiller aynı hücrede
“Kuzey Güney” dizisinin Güney’i Buğra Gülsoy, “Pragma” adlı bir tiyatro eseri yazdı. Gülsoy’un aynı zamanda yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği oyunda Serhat Teoman, Mert Öner ve Emre Erkan da rol alıyor. Gülsoy, tarihin en kanlı cinayetlerini işleyen seri katilleri aynı hücrede biraraya getiren “Pragma”yı İstanbul Life dergisine anlattı.

   

“Pragma”yı yazma fikri nasıl ortaya çıktı?

Buğra Gülsoy: 2,5 yıl önce Serhat (Teoman) ve Emre’yle (Erkan) GET’i kurma kararı aldığımızda yapmak istediğimiz şeyin suç ve suçlu psikolojileri olduğuna karar verdik. Konseptimizi bu yönde oluşturup suçlu psikolojileri ve insanın içinde var olan değişik psikolojiler üzerine işler yapmak üzerine yola çıktık. Biz suçlunun neden suç işlediğini, yani suçluyu suça götüren yolu ve inanışı anlatmak istiyorduk. Hiç şüphesiz en uç örnekleriyle başlamamız gerekiyordu. Suçlu olduklarını kabul etmeyen suçlularla, seri katillerle…

Yazarken nasıl bir süreçten geçtiniz?

- Dünyaca ünlü beş seri katili aynı hücrenin içinde buluşturduk. İnandıkları şeyler adına seri cinayet işleyen beş idam mahkumu. Sıkışmışlık duygusu çözülmeyi getirir beraberinde. Kapısı olmayan bir hücrenin içinde farklı inanışlara sahip beş seri katil bir süre sonra çözülmeye başlayacak ve hem birbirlerini hem de kendilerini sorgulamaya başlayacaklardı. Öyle de oldu. Çatışmayı yaratacak olan şey inanışlarının birbiriyle çakışmasıydı. Metni yazarken bu çatışma temelini sağladıktan sonra yazı kendiliğinden akmaya başladı ve sona doğru götürdü “Pragma”yı.

Aynı zamanda yönetmen olarak da imza attınız oyuna. Bu karakterleri işlemek ve onlara renk vermek sizi zorladı mı?

- En zor olan, oyunculuktu. Seyirci gerçek olan bir deneye tanıklık etmeye geliyor. Dolayısıyla oyunculuk ne kadar inandırıcı ve gerçek olursa oyun da bir o kadar anlamlı olacaktı. Her bir katil farklı bir renkti bizim için. İzleyenler bu renkleri ayırt etmeliydi. Öyle de oldu. Oyunda her bir katil kendi kimliğini ve rengini oluşturmuş oldu.

Buğra Gülsoy (Ted Bundy)

Ted Bundy, megaloman bir karakter. Kendini tüm dünyanın izlemesini istiyor. “Kendini tüm dünyaya ispatladığın zaman, işte o zaman birileri anlıyor seni. İşte o zaman saygı duymaya, tapmaya başlıyorlar” diyor. Bu her şeyi anlatıyor sanırım.

Serhat Teoman (Richard Ramirez)

Yaklaşık altı aylık bir süreç içinde yaşadığı şehri kana bulamış ve gece avcısı lakabını almış. Diğer seri katiller gibi bir profili yok. Birinin canını almak için nedene ihtiyaç duymuyor. Kurbanlarının tek kurtuluşu, cennetten kovulan meleğe itaat etmeleri. “Pragma” oyununda Ramirez, öfkenin, sinirin ve huzursuzluğun temsilcisi. Bu deneyin içinde ve diğerleriyle bir arada olmaktan mutsuz olduğu gibi oradan kurtulmak için de elinden gelen her şeyi yapabilecek bir psikolojide. Ama artık diğer dört katille aynı hücrenin içinde…

Mert Öner (Albert Fish)

Albert Fish, beş seri katil arasında en eski olanı. 19’uncu yüzyılın sonlarında yaşamış olan Fish, çok koyu bir dindar olarak yetiştirilmiş. Cinayetlerinin temelini de dinsel bağnazlık oluşturuyor. Özellikle küçük çocukları profili olarak seçen Fish, onların etlerini yemenin günahlarından arındırdığına ve Tanrı’ya yaklaştırdığına inanmış. Kendisini Tanrı’nın bir elçisi olarak görmüş ve döneminde kriminoloji gelişmediği için çok geç ve zor yakalanmış. Fish ile çıktığım bu yolculukta onu anlamaya ve sıradan biri olarak görmeye çalıştım.

Emre Erkan (Andrei Chikatilo)

Andrei Chikatilo, Rusya’dan çıkmış tek seri katil. Yakalanması uzun sayılabilecek bir zaman almış. Çünkü sosyalist rejimin asla bir seri katil çıkarabileceğine ihtimal vermemişler. Buna bir de dönemin teknolojik sınırları eklendiğinde Chikatilo defalarca şüpheli durumuna düşmesine rağmen her seferinde kendini kurtarabilmiş. Chikatilo, iki üniversite bitirmiş ve akademisyenlik yapan biri. Sosyal hayatta çok normal ve saygın gözükse de geçmişinde yaşadığı travmalar nedeniyle çıkmaza girmiş ve bunlarla başa çıkamamış. Babasına inanılmaz bir öfke duyan Chikatilo avukat olamamış, Rus edebiyatı ve Marksizm bölümlerini bitirip akademisyen olmuş. Ayrıca çocukluğunda gözlük taktığı için sürekli dalga geçilip, eksik hissettirilmiş. Chikatilo, yaşadığı bu travmaların da etkisiyle içine kapanık, cinsel hayatında başarısız ve kendini eksik, işe yaramaz hissetmiş olmalı ki bir gün karısıyla sevişirken, onun boğazını sıkıp çırpındığını görünce, cinsel tatmin yaşadığının farkına varmış. İşlediği bütün cinayetlerinde profil olarak 18 yaş altı kız ve erkekleri tercih etmiş ve onları yine boğarak öldürüp, eylemlerini cinsel organlarını ısırıp kopartarak sonlandırmış. Kendini savunurken, yaptıklarını cinsel bir tatmin için değil, sadece huzur bulabilmek için yaptığını söylemiş.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :


2 + 8 =